Son dönemin en popüler dijital pazarlama konusu içerik pazarlama. Eğer dijital dünyaya ya da pazarlama alanına biraz ilgi duyuyorsanız, her sosyal medya platformunda ya da yayında en az bir kez “içeriğin kral” olduğuna dair klişe tümceyi gördünüz. Bu kadar popüler bir konu olmasına rağmen pek çok işletme içerik pazarlama konusundan çok uzak. Bir çoğu içerik pazarlama konusunun önemli olduğunu biliyor ama ne yapacağına dair pek bir fikri de yok. Peki ne yapılmalı, nereden başlanılmalı?

Sorunun yanıtı aslında çok basit. Her işletmenin sahip olduğu bir deneyim ve bilgi var. Yola bu bilgi ve deneyimleri hikayeleştirmek için düzenlemeye başlamak mümkün. Şöyle düşünün. Bir iş kurmuşsunuz, yatırım almışsınız. Yatırımcınızı ikna etmek için, ne kadar iyi olduğunuzu, ne gibi sorunları çözdüğünüzü ve nasıl para kazanacağınızı kusursuz bir sunumla anlattınız ve yatırımı aldınız. Aslında ürünlerinizi satın almaya ikna ettiğiniz insanlarla, yatırımcınız arasında pek de bir fark yok. Yatırımcınızı ikna ettiğiniz gibi, müşterilerinizi de ikna edecek şekilde kendinizi online olarak anlatmanız mümkün.

Emin olun biraz düşününce şirketinizle ilgili anlatabilecek onlarca deneyim ve hikaye aklınıza gelecektir. Yine de yardımcı olması açısından birkaç ipucu verelim.

  • Ürünleriniz, hizmetleriniz ve servisleriniz hakkında daha fazla şey keşfedin, önerin.
  • Çalıştığınız alan hakkında daha fazla bilgi edinin, bu bilgilerde uzmanlaşın. Unutmayın Sokrates’in söylediği gibi bilgi en büyük güç!
  • Sizinle birlikte çalışan işletmelere ya da bireysel müşterilerinize hizmetlerinizle nasıl yardımcı olabileceğiniz hakkında tüyolar sunun.

Neden İşletmeler İçerik Üretmelidir?

İnternetle ilk tanıştığımız dönemde, kural basitti “eğer oyunun içinde değilsen, kazanamazsın”. Oyunun içinde kalabilmek için bu yeni mecraya uygun web siteleri hazırlamaya başladı. Hepimizin bildiği ve yüzlercesine halen şahit olduğumuz siteler. Hakkımızda, ürünlerimiz, misyon&vizyon vb… Sonrasında sosyal medyayla tanıştık. Bütün şirketler kendi adlarına neredeyse bütün sosyal medya platformlarında bir hesap açtı.

Günümüze geldiğimizde oyunun kuralı tamamen değişmeye başladı. Her şeyden önce tüketici alışkanlıkları tamamen değişti. İnsanlar artık internette ne arayacaklarını, spesifik biçimde arama yapmayı öğrendi. Artık web sitelerimiz şirketimizin, dükkanımızın bütün potansiyel müşteri ya da paydaşlarımızla karşılaştığımız ilk alan halini aldı. Neredeyse her işletme web sitesiyle aynı zamanda bir medya yayıncısı oldu. Sosyal medya platformlarında da durum pek farklı değil. Müşterilerimiz ya da paydaşlarımız bizi sosyal medyada takip ediyor peki biz onların bizi takip etmesi için onlara ne anlatıyoruz? Sadece rakamsal takipçi sayısı yeterli mi?

Oyunun kuralını asıl koyanlardan biri de hepimizin bildiği gibi Google. Google da kendisini hızla geliştiriyor. Arama biçimlerimiz değiştiği gibi Google da ziyaretçi tatminini arttırmak için aramalara en iyi yanıtları vermek için pek çok konuda web sitelerinden geliştirme bekler oldu. Statik sayfalara sahip, insanların aradıkları soruların yanıtlarını tam olarak vermeyen ve hemen çıkma oranı yaratan, sosyal medyada paylaşılmaya değer bulunulmayan içerikleri sunan, web siteleri Google tarafından genellikle geriye atılıyor. Google’da kendi alanınızdaki anahtar kelimelerde geriye düşmek demek çağımızda ölümcül bir durum yaratırken, önlerde olmaksa dükkanızın bir nevi Taksim Meydanı’nda kira vermeden olması anlamına geliyor.

İçerik pazarlaması dediğimiz kavram işte tam burada devreye giriyor. Doğru, alakalı, aramaları tatmin eden içerikler sunan web siteleri doğal olarak Google’da üst sıralarda yer almayı başarıyor. Üst sıralarda yer almanın ne demek olduğunu biraz önceki paragrafta anlatmıştım 🙂

Peki Nereden Başlamalı?

Başlangıç noktanız ilk olarak kendi web siteniz olmalı. Her anlamda doyurucu bir siteye sahip misiniz? Kendinizi, ürün ya da hizmetlerinizi yeterli anlattınız mı? Anlatımın yanında başarılı bir kullanıcı deneyimi ve tasarım sunabildiniz mi?

Web sitenizden sonra kontrol etmeniz gereken ikinci aşama sosyal medya hesaplarınız. Potansiyel ya da mevcut müşterilerinizle iletişim kurmak isteyebileceğiniz sosyal medya hesaplarınızı oluşturun. Hesaplarınızın tasarımları ve anlatımlarını uygun hale getirmeyi unutmayın!

Eğer iyi bir web sitesine sahip olduğunuzu düşünüyorsanız ve sosyal medya hesaplarınızı oluşturduysanız ancak içerik üretiminde yeniyseniz; deneyimlerimize göre en iyi başlangıcı blog yazarak yapabilirsiniz. Blogunuz herşeyden önce sizin hikayeniz ve konular hakkındaki düşünceleriniz olup okuyuculara değer kazandıracak nitelikte olmalıdır.

Blog açmak ve güncel olarak içerik üretmek Google’ın normal şartlar altında sitenizi daha fazla ziyaret edip onu üst sıralara taşımasına imkan tanır.  Yazdığınız her içerikte Google sizi daha fazla fark edecek ve sayfalarınızı dizinleyecektir.  Tabii blogunuzu açmadan önce bir planınız olmalı. Yazmak istediğiniz konuyu belirlemeli ve ziyaretçilerinizin sizin sitenize geldiklerinde ne yapmak istediklerine karar verip bir strateji geliştirmelisiniz. Belirli bir ya da iki konu hakkında yazmak başlangıç için iyidir.

“Ne ile ilgili yazmak istediğimi bilmiyorum.”  cümlesi çoğu işletmenin önünde içerik üretmeleri adına bir engel oluşturuyor. Başlangıçta “ideal okuyucu/müşteri” profilinizi belirlemeniz çok önemli.

  • Sitenize gelen ziyaretçiler sizin çözebileceğiniz hangi problemlerle karşılaşıyorlar?
  • Sitenize gelen ziyaretçiler sizin yardımcı olabileceğiniz hangi sorunlarla uğraşıyorlar?

Unutmayın ki “herkes” için yazacağınız bir makale değerli zamanınızı boşa harcamanız olacaktır. Spesifik müşteri profiliniz için yazmış olduğunuz içerik ile onlara kendi dillerinde seslenip ilgi duydukları alanda içerik sunabilirsiniz.

Asla unutmayın! Her zaman ilk olarak okuyucular için yazın, ardından içeriğinizin SEO ayarlarını yapın. SEO ayarları konusunda yeterli bilgiye sahip değilseniz bu konuda profesyonel destek almanızı tavsiye ediyoruz.

İçerik pazarlamsında devamlılık ve düzen çok önemli. Bu yüzden plan yaratmaya gayret edin. Eğer haftada bir kere yazmaya karar verdiyseniz o zaman gelecek 4-8 hafta için bir içerik takvimi oluşturun. Zamanınızı iyi değerlendirmeniz açısından bu önemli. Hatırlatıcı takvimler ile yazma zamanlarınızı düzene sokabilirsiniz.

Takvim planınızda şunları not etmeyi unutmayın!

  • Konu
  • Anahtar Kelime/Cümle
  • Dikkat çekici başlık
  • Kim yazacak?
  • Nerede yayınlanacak?
  • Ne zaman yayınlanacak?
  • Nerede paylaşılacak?
  • CTA makaleye ne katacak?

İçerik pazarlama sadece içerik yazmak mıdır?

İçerik pazarlamasında kullanacağınız içerikler birçok farklı şekilde karşımıza çıkabilir,

  • Blog Gönderisi
  • Video
  • Podcast
  • E- kitap
  • Vaka Analizi
  • Slayt Gösterileri

Alanınızdaki uzmanlığınızı göstermek için bunların hepsi yazıya ihtiyaç duyar. İçerik oluşturmaya başladıktan sonra içeriklerinizi analiz ederek en çok paylaşımı hangi içeriklerden aldığınızı görebilirsiniz.

İçerik pazarlamadan kazanacağınız temel artılar

  • Aramalarda rakiplerinizi  geçebilirsiniz çünkü çoğu rakibiniz bunu yapmıyor olacak.
  • Şirket profilinizi alanınızda uzman biri olarak yükseltebilirsiniz. Online itibarınız pozitif yönde etkilenir.
  • Daha fazla takipçi kazanabilirsiniz.
  • Daha çok okuyucuyu müşteriye çevirebilirsiniz.

Yazar: Sercan Çalbak